TURUNÇGİLLERDE BESLEME
Günümüzde, tarımsal alanları artırarak önemli bir
ürün artışı
sağlanmasından ziyade, birim alandan
daha çok ve kaliteli ürün elde
edilmesini sağlayacak önlemlerin
alınması hedeflenmiştir. Yapılan
araştırmalar, gübrelemenin verim
artışındaki payının % 50’nin üzerinde
olduğunu göstermiştir. Meyve ağaçları
üzerinde yapılan çok sayıdaki gübreleme
denemeleri; gübreleme ile ürünün miktar
ve kalitesinin önemli ölçüde
yükseltilebileceğini, ağaçların hastalık
ve zararlılara dayanıklılıklarının
artırılabileceğini ispatlamıştır.
Turunçgiller, yaprağını dökmeyen meyve
türlerindendir. Bu nedenle bütün yıl
boyunca topraktan besin maddesi
kaldırırlar. Yüzlek bir kök sistemine
sahiptirler. Kök sistemlerindeki saçak
kökler çok azdır. Topraktaki besin
maddelerini absorbe etme kapasiteleri
oldukça düşüktür.
Turunçgillerde en çok noksanlığı
görülen makro besin
maddeleri Azot (N), Fosfor (P) ve
Potasyum (K); mikro besin maddeleri ise
Çinko (Zn), Mangan (Mn) ve Demir (Fe)’dir.
Bazı makro ve mikro besin maddelerinin
turunçgillerdeki noksanlık belirtileri
aşağıda verilmiştir.
Azot (N)
Turunçgillerin azot ihtiyacının fazla olması,
yetiştirildikleri
toprakların azotça fakir bulunması, bu
topraklara verilen azotlu
gübrelerdeki azotun yıkanma yoluyla
kolayca kayba uğraması nedeniyle azot
noksanlığı sıkça görülür. Azot
noksanlığında ilk olarak yaşlı
yapraklar, normal yeşil renklerini
kaybederler. Noksanlığın derecesine
bağlı olarak damarlar dahil olmak üzere,
açık yeşil veya sarı bir renk alırlar.
Ağaçta yaprak ve sürgün oluşumu azalır.
Yapraklar küçük kalır ve ağaçlarda
vaktinden önce yaprak dökümü olduğundan,
ağacın yaprak sistemi seyrekleşir. Azot
noksanlığı aynı şekilde çiçek ve meyve
tutumunu da etkilemekte ve meyve
miktarının azalmasına neden
olmaktadır. Azot noksanlığı meyve
kalitesini de etkiler. Meyve rengi
bozulur ve normalden daha açık renkli
olur. Meyve kabuğu ince ve deri gibi bir
hal alır. Meyveler vaktinden önce
olgunlaşır.
|
Turunçgillerde azot
noksanlığının yapraklardaki
belirtisi |
Fosfor
(P)
Turunçgillerin yetiştirildikleri
toprakların fosforca fakir olması ve
turunçgillerin topraktaki fosfordan
yararlanma güçlerinin çok düşük olması
nedeniyle, fosfor noksanlığı görülür.
Fosfor noksanlığında turunçgil
yapraklarında görülen en karakteristik
belirti, yaşlı yaprakların başlangıçta
normalden daha koyu yeşil bir renk
alması, daha sonra bronzlaşmanın kendini
göstermesidir. Yaprak yaşı ilerledikçe,
yaprak uçlarında ve kenarlarında
nekrozlu kısımlar belirmektedir.
Ağaçlarda
yaprak ve sürgün oluşumu azalmakta,
yapraklar normale oranla küçük kalmakta
ve erken dökülmektedir. Fosfor
noksanlığı, ayrıca dalların uçlarından
kurumalarına ve meyve sayısının
azalmasına yol açmaktadır. Meyveler
küçük, şekilleri bozuk, kalın kabuklu,
usare miktarı düşük, asit içerikleri ise
yüksek olmaktadır
|
Turunçgillerde fosfor
noksanlığında yaşlı
yapraklarda
başlangıçta daha koyu renk
oluşur. |
Potasyum
(K)
Turunçgillerde potasyum noksanlığının çok
görülmesinin en
önemli nedeni, turunçgillerin potasyum
ihtiyacının çok fazla olmasıdır.
Potasyum noksanlığında yapraklarda
görülen en önemli belirti, yaşlı
yaprakların uçtan itibaren sararması ve
bunun yaprak kenarları boyunca
ilerlemesidir. Zamanla bu kısımlar
esmerleşir ve dokular ölür. Yaprağın iç
kısmı ise uzun bir süre normal yeşil
rengini korur. Noksanlığın devam etmesi
halinde sürgün uçları ölür, yapraklar
kalınlaşır, küçülür ve vaktinden önce
dökülür. Potasyum noksanlığı aynı
zamanda, ağaçlarda rüzgârın etkisiyle
kırılan dal sayısı ile hasattan önce
dökülen meyve
sayısını da artırmaktadır. Mevcut besin
maddeleri içerisinde potasyum, meyve
kalitesi üzerine olan etkisi bakımından
başta gelmektedir. Meyve büyüklüğünü,
bileşimini, dış görünümünü ve muhafaza
özelliğini önemli ölçüde etkiler.
Potasyum noksanlığında meyveler küçük,
meyve kabuğu çok ince ve meyvedeki usare
miktarı düşük olmaktadır
|
Turunçgillerde potasyum
noksanlığının yapraklardaki
belirtisi |
Magnezyum (Mg)
Turunçgillerde magnezyum
noksanlığı; azot, fosfor ve
potasyuma göre daha az görülür.
Magnezyum noksanlığı, fazla ürün veren
ağaçlarda ve yaz sonunda veya sonbaharda
ortaya çıkmaktadır. Meyvelerinde fazla
çekirdek bulunan turunçgil türleri
magnezyum noksanlığına karşı çok
hassastır. Magnezyum noksanlığı yaşlı
yapraklarda kendini gösterir. Magnezyum
noksanlığında yaprakların ana damarları
arasında açık renkli çizgiler belirir.
Yaprak ucu ve damarlar uzun süre normal
yeşil renklerini muhafaza ederler
Magnezyum noksanlığının çok şiddetli
olduğu hallerde ise, yapraklar beyaz bir
renk alırlar ve dökülmeye başlarlar.
Meyve kabuğu kalınlaşır, meyvenin iç ve
dış rengi açılır. Kuru madde, C vitamini
ve asit miktarı düşer. Ağaçlarda meyve
dökümü fazla olur. Ağaçların düşük
sıcaklıklara karşı dayanıklılıkları
azalır, kök gelişmesi zayıflar ve ürün
miktarı azalır. Magnezyum noksanlığı,
aynı zamanda çinko ve mangan
noksanlıklarının şiddetlenmesine neden
olur.
|
Turunçgillerde magnezyum
noksanlığının yapraklardaki
belirtisi |
Demir (Fe)
Demir noksanlığı, turunçgil
yetiştiriciliğinde önemli bir
problemdir. pH’sı yüksek ve kalsiyumca
zengin olan topraklarda çok yaygındır.
Böyle topraklarda demir, suda erimeyen
bileşikler oluşturmakta ve bitkiler
bundan yararlanamamaktadır. Ayrıca uygun
olmayan drenaj, fazla sulama suyu,
tuzluluk, düşük toprak sıcaklığı gibi
kök gelişmesi üzerine olumsuz etki yapan
faktörler de, demir noksanlığının ortaya
çıkmasında etkili olmaktadır. Demir
noksanlığında yaprak damarları uzun süre
yeşil kalmakta, damar araları
sararmaktadır. Yaprak bir ağ
görünümünü almaktadır. Ağaçlarda gelişme
zayıf, meyve sayısı az, meyveler küçük,
sert ve renksizdirler
|
Turunçgillerde demir
noksanlığının yapraklardaki
belirtisi |
Çinko (Zn)
Turunçgiller içerisinde çinko noksanlığı,
portakallarda çok
görülmektedir. Çinko noksanlığı, genel
olarak, alkali reaksiyonlu
topraklarda ortaya çıkmaktadır. Toprakta
kireç oranı yüksek, su fazla ve yüksek
fosfat konsantrasyonu bulunması çinko
noksanlığına neden olmaktadır. Çinko
noksanlığı, turunçgillerde rozet
oluşumuna neden olmaktadır. Normale
oranla çok küçülen yapraklarda damarlar
yeşil kalmakta, damar araları sararmakta
ve yapraklar alacalı bir hal almaktadır.
Çinko noksanlığının çok şiddetli olduğu
hallerde, boğum araları daralmakta,
sürgün ve dallar ince ve kısa kalmakta,
zamanla yapraklar ölmektedir. Meyveler
normalden küçük, yumuşak kabuklu,
renksiz, aromasız ve şekilleri bozuk
olmaktadır
|
Turunçgillerde demir
noksanlığının yapraklardaki
belirtisi |
Mangan (Mn)
Turunçgillerde mangan noksanlığı,
kireç kapsamları yüksek, alkali
reaksiyonlu topraklarda sık
görülmektedir. Mangan noksanlığı, yaşlı
yaprakların damar aralarındaki sararma
ile kendini gösterir. Noksanlığının çok
şiddetli olduğu hallerde yaprağın tümü
sarı bir renk alır. Renklerini kaybeden
yapraklar dökülür. Diğer birçok besin
maddesinden farklı olarak, mangan
noksanlığı yaprak büyüklüğünü etkilemez
ve ağacın gölgelenen kısmında kendini
gösterir.
Bakır (Cu)
Turunçgillerde bakır noksanlığı,
kumlu ve asit reaksiyonlu
topraklarda görülür. Aşırı kireç miktarı
ve fazla miktarda fosforlu
gübrelerin kullanılması, bakır
noksanlığına neden olur. Bakır
noksanlığında genç yapraklar küçülür,
renkleri açılır. Yaşlı yapraklar ise
koyu bir renk alırlar. Sürgün ve
dallarda uç kuruması ve zamk akıtma
görülür. Uçları kuruyan sürgünler “S”
şeklinde bükülür ve ölür. Bakır
noksanlığında meyve tutumu çok az
olmaktadır. Meyveler küçük kalmakta,
meyve kabuğu kalınlaşmaktadır.
Turunçgillerde bazı makro ve mikro besin
maddelerinin noksanlıklarının oluşmasını
engellemek amacıyla her koşulda
uygulanabilecek bir gübreleme
programının hazırlanmasına olanak
yoktur. Turunçgillerde, diğer meyve
türlerinde olduğu gibi uygulanacak gübre
miktar ve cinslerinin belirlenmesindeki
en iyi yol yaprak ve toprak
analizlerinin yaptırılmasıdır. Bu
hususta gerekli bilgi ve yardım için
Tarım Bakanlığı’na bağlı Enstitülere ve
Üniversitelere başvurulabilir.
Bitkilerin gübreleme ile toprağa verilen
besin maddelerinden en iyi şekilde
yararlanmaları, bu besin maddelerinin
uygun metotlarla toprağa verilmelerine
bağlıdır. Diğer meyve türlerinde olduğu
gibi turunçgillerde de gübreler; toprak
yüzeyine
serpme, toprak içerisine gömme ve
yapraktan uygulama şeklinde
verilmektedir. Azotlu gübreler, toprak
yüzeyine serpme şeklinde
uygulanırken fosfor ve potasyumlu
gübrelerin mutlaka ağaçların taç
izdüşümlerine açılan hendek veya
çukurlara gömülmeleri gereklidir. |